
CEO Gibi Düşün: Hayatına Yön Ver
Bilinçli İş İnsanları’nda ilk kez kendi programımın konuk koltuğundaydım. Bu bölümde CEO Gibi Düşün kitabımın temelindeki 3C Kariyer Geçiş Modeli’ni, kitapta kendimi bu kadar açabilmeyi ve yazma sürecini konuştuk.
Formülün ötesinde bir model
İş kitaplarına çoğu zaman bir önyargıyla yaklaşılır: didaktik bir dil, hazır bir formül. 3C’yi ortaya koyarken amacım, karmaşık insan hâlini daha anlaşılır ve akılda kalır kılmaktı; ne kadar akılda kalırsa hayatta o kadar uygulanır. Kariyer geçişi herkes için başka bir şey ifade ediyor: şirket değiştirmek, yeni bir role adım atmak, doğum izninden dönmek, yurt dışına gitmek, işten ayrılmak ya da girişimci olmak. Hepsinin içinde bir kimlik dönüşümü var. Modeli İngilizce kavramlarla kurdum; çünkü İngilizcenin model kurmaya elveren, matematiksel bir yanı var.
Confront: Yüzleş
Geçişin ilk adımı yüzleşmek: kendinle dürüst olmak ve sorulmamış soruları sormak. Gerçek dönüşüm burada başlıyor. Yüzleşmek bazen bir kapanışı onurlandırmak demek; kapatmadığımız kapılardan cereyan eser. Bazen de başkasından duyduğumuz bir soruyla gelen bir “aha” anı; bakmakla görmek arasındaki fark. Kitapta, kariyerin her dönemecinde sorabileceğiniz soru setlerini bir yol haritasında topladım.
Connect: Bağ kur
Yüzleştikten sonra asıl iş başlıyor. Geçiş anında o boşlukta biraz asılı kalmaya ve bir değerlendirme yapmaya izin vermek gerekiyor. Geçişler her zaman bir anda olmuyor; bazen küçük adımlarla, bazen büyük kırılmalarla ilerliyor. Bu dönemde bir koçtan, psikologdan ya da mentordan destek almak çok değerli; çünkü insan tek başına bakış açısını çoğu zaman genişletemiyor. Ne değişiyor, neyi bırakmam gerekiyor? Bu soruların daha derin yanıtlarını çok yönlü destekle buluyoruz.
Commit: Adım at
Son C, karar verip harekete geçmek. Harekete geçmezsek o farkındalık bir pişmanlığa dönüşebilir. Kitaptaki soru setleri bu dönemeçlerde birer trafik ışığı gibi çalışıyor.
Hareketin arkasındaki duyguyu düşündüğümde karşıma öfke çıkıyor. Bir şeyi değiştirmek istiyorsanız, dokunduğunuz anda tüylerinizi diken diken eden o mesele ne? Onu bulmak harekete geçmeyi çok kolaylaştırıyor. Sürekli şikâyet etmek ve bahane üretmek fark yaratmıyor; farklı bir şey yapmak gerekiyor. ActionCOACH ile yollarımın kesişmesi de bu yüzden tesadüf değil.
Kırılganlığın gücü
Kitapta kendimi oldukça açtım. Kurumlarda çalışırken bir kırılma noktasından geçtim ve “uyumlu, uslu, akıllı kız” olma hâlinin beni ne kadar yorduğunu fark ettim. İstemediğim hâlde bir kurumdan ayrılmak zorunda kaldım; insan kendini sorgulamaya başlıyor. Kâğıt üzerinde ya da hayatta başarı kriterlerini karşılayamamak çok yıkıcı bir etki yaratabiliyor. O dönemde “ben de varım” dedim.
Brené Brown’ın “kırılganlığın gücü” dediği şeyi gerçekten yaşadım. İç huzurum, yalnızca başarılarımı değil başarısızlıklarımı da filtresiz göstermekten geçiyordu. Kitapta amor fati’ye de yer verdik: kaderini sevmek; kötü yanlarıyla, ona kızdığın hâliyle bile onu kabul edebilmek.
Kitaptaki röportajlar da benzer bir yerden konuşuyor. Kiminle konuşacağımı baştan planlamadım; röportajlardan sonra, içeriğe ve kişiyi tanıdığım kadarıyla her birini ilgili bölüme yerleştirdim. Yansıtma gibi koçluk araçları sayesinde her biri derinleşen, koçluk tadında sohbetlere dönüştü.
Yazma süreci
Koçluk eğitimimde bir kitap tasarlamıştık: kapağı, adı, içeriği. O somut çıktıyı görünce “yapabilirim” dedim. Önce somutlaştırmak ve bunu dünyaya duyurmak gerekiyor. “Kitap yazacağım” diye yola çıktığımda sürecin yalnızca yazmaktan ibaret olmadığını gördüm; doğru yayınevini bulmak, yeni bir dili öğrenmek de bunun parçasıydı. Yazmanın yalnız bir iş olduğu söylenir; ben bu süreçte kendimi hiç yalnız hissetmedim.
Bölümde yeni bir projeyi de ilk kez paylaştık: annelik ve liderlik üzerine, güçlü bir araştırma ayağı olan yeni bir kitap. 2027’de kitapçılarda buluşmayı umuyoruz.
Sohbetin tamamını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.
Kariyer geçişinizi 3C Modeli ile birlikte ele almak ister misiniz?

YAZAR
Azer Karabıyık
Kariyer Geçiş Koçu PCC, ACPC, ORSC
Tüm yazılar →







